Liberalizm
Başbakan
Turgut Özal, işe çok hızlı başlar hem de, o müthiş
popülaritesini gözünü kırpmadan riske atarak.
Özal,
göreve başlar başlamaz, ilk iş olarak, Aralık 1983'te ve
ardından da Ocak 1984'te, liberal bir ekonomik sisteme geçmek,
serbest piyasa ekonomisini oluşturmak üzere radikal kararlar
alır. Bu kararlarla, yetmiş yıldan beri el değmemiş olan
ekonomik yapıda köklü değişiklikler yapılacak, Türk ekonomisine
yeni ufuklar açılacaktır.
Ekonomide
yasaklar ve duvarlar kaldırılır, ithalat serbestleştirilir.
İthalat rejiminde pozitif listeden negatif listeye geçilir.
İthale konu olan mallar; ithali yasak, izne tabi ve lidere, fon
ödenmek suretiyle ithal edilebilecek mallar şeklinde
sınıflandırılır. İthalatta fon uygulaması nedeniyle, daha önce
ithaline izin verilmemesi veya sınırlı miktarda ithal edilmesi
nedeniyle yurda kaçak olarak giren malların fon ödenmek
suretiyle ithaline olanak sağlanarak, bir taraftan haksız kazanç
ve haksız rekabet önlenir, diğer taraftan bu uygulamayla
sağlanan kaynaklar konut ve diğer sosyal programlara aktarılır.
Özal, köklü
değişiklikler yaparken, idarenin hantallığı ve bürokrasinin ayak
diremesi yüzünden ciddi güçlüklerle karşılaşacağının da
bilincindedir. Bunun önlenmesi için idarenin yeni baştan
düzenlenmesine karar verir ve hükümet programında şu görüşlere
yer verir:
"Hükümetimiz temel meseleleri ancak ve ancak köklü yaklaşımlarla,
her meselede yeni bir sesin, yeni bir nefesin getirilmesiyle
çözülebileceğine inanmaktadır.
Meselelerimizin
daha kolay ve daha süratle çözüme kavuşturulabilmesi için her
şeyden önce hukuki esasların ve idari yapının bunu sağlayacak
hale getirilmesi gerekmektedir. İdarenin kendi bürokrasisi için
değil halkın ihtiyaçları için var olduğu düşüncesi ana felsefe
olarak benimsenmiştir."
Özal'ın
öncelikli hedefi idari, ekonomik ve mali alanda köklü reformlar
yapmak, mahalli idareleri güçlendirmek ve demokratikleşme
sürecini hızlandırmaktır. Bunun için, kimsenin o güne kadar
bırakın dokunmayı sözünü etmekten bile çekindiği alanlara hızla
ve cesaretle el atar. Türkiye'yi hızla dünya ile bütünleşme
sürecine sokan kararlarında akıl ve mantık kadar özveri, risk ve
cesaret de vardır.
ÖZAL İÇİN,LİBERALLİK TÜM
ÖNYARGILARI YIKMAK VE İLERİYE DÖNÜK NE GEREKİRSE YAPMAKTIR.